“Bilinmeyen bilinenler” bilinçdışına atıfta bulunur. “Bilinçdışı (bizatihi biçimiyle), verili bir gerçekliğe ait ontolojik olumsuzluğun bu gerçekliğin kendisi içine ‘olumlu’ yoldan kaydedilmesidir; bu kayıt -bilmek/bilmemek- bir şeyin farkında olmak/olmamak biçiminde basit bir karşıtlığa indirgenemez. Çünkü burada söz konusu olan tam da ‘bir şey’ (farkında olunabilecek ya da olunamayacak bir şey, bir tür olgu) değil, ancak olumsuzlanışı sayesinde algılanabilen bir olumsuzluktur. ‘Bir şeyin bilinçdışı olması’ basitçe bilinmediği anlamına gelmez; daha ziyade, paradoksal bir ikilenme ima eder ve kendisi de iki ayaklı yahut bölünmüş durumdadır. Lacan’ın tabiriyle, bilinçdışı bilgi kendi kendisini bilmeyen bilgidir.