Sefilce Bir Lüks: Susmak

Susmanın lüks olduğu dönemler vardır. Bu lüks, kozgalan fırtınasına da hazırlıktır bir nebze. Burada, ikinci cümlede ifade ettiğim şey; dönemlerin başlangıçlarını ve …

“Yolda kayb(olmak)” ve bir anlamda yolda olmak, gündelik dildeki fiziksel yönelimin yitimi anlamının çok ötesine geçen, hayatın karmaşık ve öngörülemez doğasında bilinçli …

-Hareket yaşamın özüdür. Yol metaforu bilinen tarihin en eski metaforlarındandır. İnsanlık yola aşinadır. İlk insan toplulukları hayatta kalma içgüdüsüyle hareket ederek devamlı göç etmişlerdir. …

sessiz

insanın sessiz değişimi güneşin batımında kavrulur sessiz ama yankı uyandıran bir değişim insanın amansız değişimi nedenlerini bilerek adım attığında, doğruya varmayı tattığında, …

Çok yüksek, alabildiğine sarp ve o güne değin çıkılmamış bir dağa çıkmak isteyen bir insanı varsayalım. Bu insanın duyulmamış güçlüklerden ve tehlikelerden …

Tarih, çoğu zaman bize bir çizgi gibi sunulur: geçmişten bugüne, bugünden geleceğe uzanan düz bir hat. Bu çizgide ilerleme, gelişme ve medeniyetin yükselişi anlatılır. Ancak Walter Benjamin, bu çizgisel tarih anlayışına karşı çıkar. Ona göre tarih, egemenlerin yazdığı bir zafer hikâyesi değil; bastırılmışların, unutulmuşların ve kaybedenlerin sesini duyurması gereken bir alandır. Benjamin’in tarih anlayışı, özellikle “kaplan sıçrayışı” metaforuyla, bu çizgisel ilerleme fikrini radikal biçimde sorgular.

AUFHEBUNG

Almanca dışında dillerde tam anlamıyla karşılığı olmayan, “kapsayan, inkar eden ve aşan” anlamına gelen ve hakikate yaslanmış en güzel kelimelerden birisidir “aufhebung”. …

We were never more free than during the German occupation. We had lost all our rights, beginning with the right to talk. …

Yönetmenliğini Sophie Fiennes’in yaptığı ve Slavoj Zizek’in anlatıcı olduğu The Pervert’s Guide To Ideology (Sapığın İdeoloji Rehberi) belgeseli 2012 yılında İngiltere’de çekildi.  Zizek, bu belgeselde popüler …

Bilinmeyen Bilinenler

"Bilinmeyen bilinenler" bilinçdışına atıfta bulunur. "Bilinçdışı (bizatihi biçimiyle), verili bir gerçekliğe ait ontolojik olumsuzluğun bu gerçekliğin kendisi içine 'olumlu' yoldan kaydedilmesidir; bu kayıt -bilmek/bilmemek- bir şeyin farkında olmak/olmamak biçiminde basit bir karşıtlığa indirgenemez. Çünkü burada söz konusu olan tam da 'bir şey' (farkında olunabilecek ya da olunamayacak bir şey, bir tür olgu) değil, ancak olumsuzlanışı sayesinde algılanabilen bir olumsuzluktur. 'Bir şeyin bilinçdışı olması' basitçe bilinmediği anlamına gelmez; daha ziyade, paradoksal bir ikilenme ima eder ve kendisi de iki ayaklı yahut bölünmüş durumdadır. Lacan'ın tabiriyle, bilinçdışı bilgi kendi kendisini bilmeyen bilgidir.

ULUS BAKER De te fabula narratur, senin hikâyeni anlatıyorlar. Bir köylü kulübesinde bir saraydakinden farklı düşünülür Din… ruhsuz bir dünyanın ruhu… Marx’ın …

Bir şey vardı. İşgalle başladı. Ama savaş patlak verince libidinal ekonomimiz çöktü. Ambargo kalktı. Ödünç verdi ve kiraladı. Halbuki bu kararı destekleyenlerin …

                                                            
                                                             Ve eğer düşersek bu yolda söyleyecek sözümüz olsun ve eğer kalkarsak ayağa tekrar, bunu senin sayende yaptığımı bileyim!

Copyright © 2025 – Academic’N Roll Cyber Project –  2013 –

yoldaprojesi@proton.me