mesela benden örnek verelim, tabur ve tabut kelimeleri neden bu kadar birbirine benzer, araba kaputlarına tokat vura vura bunu soruyorum bir kaç sarhoşluktur, insanın kendisini kendisine evlatlık vermesi derim mesela beni dinleyen bir kaç insan olsa karşımda, kaç yaşında legaldir, astım hastası sokak köpekleri ve öylece bindiğim taksi şoförü hüznü, şu hayatta en çok yatak odalarından nefret ettim, bir de perdelerden, dengesi bozuk her şeye gülümsedim, güzelliğini duydum ve içimdeki törenler eşliğinde hayran kaldım sahnesine çaresizliğin, ey bir kapıyı ona yürüdükçe uzaklaştıran kader, ben etten kemikten uzun bir yoldum sana yapılmış, anlamadın
onlar, uykularından uyanıyor ve anlatıyorlar, bizler, uykularımızdan çıt çıkmadan yaşamak istemiyoruz, hızla kararıyor ekran, çoraplarımız kokuyor, maddeler intihar ediyor ladesler tutuştuğumuz aramızda, isimler koyuyoruz dördüncü murat gibi şeyler, terbiyeli ağlamak hayvanlara yakışmıyor diye galeyana geliyoruz, çarçabuk bir cinnet peyda oluyor, bıçaklarcasına, ağlarcasına ve dağlarcasına göbekkordonu kesilmiş yerlerimizden intikamımızı, yeni girilmiş bir sinema salonu kokusu sarıyor melankolimizi, karagözle hacivat çorbacıya gitmiş, kelimelerden bir Afrika kıtası yaratıyoruz kendimize ve sömürdükçe sömürüyoruz esaslı cumhuriyetimizi, buna hayatta kalmak diyor çocuklu aileler, bir test kitabını kaplar gibi, pokemonlu ya da ninja kaplumbağalı, ağzımın kenarından sızıyor payımıza düşen zulüm, ona da gülümsemek diyorlar
bir camdan bir cama uzanıyorum, evimi anlatmak için parmak uçlarımla, ben gözlerimden başka hiçbir şeyle yalvarmadım uzak ışıklara, sevincimi affedin, hiçbirinizden korkmuyorum, ünlü divan şairi Aykut Akgül ne demiş;
senden rica ediyorum ellerimi ellerine bağışla
sabahlayacak başka yumruğu sıkamam
Allah belamı versin köpek gibi biliyorum
aykut akgül