kötü yalnızlıklar kıskançtır, emrivakiye açık, bencil ve asimetriktir, görünüşüne falan da özen gösterir, iyi yalnızlıklar ise geceleri çok geç saatlere kadar can çekişmez, huysuz ama şehvetlidir, haydutluğu sever, yüzmeyi iyi bilir, genelde bakımsız ve sakallıdır, iri gözlü korkuluklar, alt dudağı patlak fahişeler vardır, suyun altında nefes alınmaz, kibar adamlarda aklını kaçırır, bütün böcekler de insandır, gövdemi ikiye bölüp konuşuyorum, adamca ve oturduğum tahtı yerden yere vura vura paramparça eder gibi, kalbimi yiyorum kanlar içindeki avucumda tutarak bu şarkıya eşlik ederken, perdelere kadar boşaldığım gençlik mastürbasyonları, öne doğru eğilmeden, sırtım dimdik dokunuyorum bir piyanonun tuşlarına, aklımda kursağımı boğan dualar, süslü vaatler ve kasaba kaçkını serseriliğim, kuyruğuma basıyor bu tesadüf anlamıyorsun, korkunç temenniler sipariş ediyorum kendime şimdiden eninde sonunda nasılsa sana kıyacağım diye, iğrenç sahil yürüyüşleri, veda mektubu makamındaki uzun bacaklı sevişmeler, ay ışığında gözlerimi yaşartan bakteriler var, kendime yer bulabildiğim her yeri affediyorum, elbette mermi sesleri arasında yediğim salatlar da olmuştur, dağlara olan aşkımdan sarhoş olduğumda, bunlar nabzımızı hareketlendirecek mahrem olaylar, dört duvardan ve izlerimizden konuşalım, ne bok olacaksa artık, kaçtır söylüyorum arkadaşlar, her şey bir karış penis için olmamalı değil mi, harıl harıl ölüyoruz ve vallahi ben şahidim mezarlarınıza, musluklardan akıyor yollar, ellerimi suratıma kapatıp son bir dilek için yalvarıyorum aklıma, aynaya baktığımdaki yüzüme bakışımı unutamıyorum, mevsimler ve belirsiz şiirler, çok küstah kavgalar veresim geliyor içimden, hala sessizce örtüyorum üstünü bazı fotoğrafların, yaşamak bir sorumluluk ister adamım, yaşamak demişken beni ayaklarının altına alır mısın?
hatırlıyorum, bir zamanlar bir yolu vardı, elbette o zamanlar ağzımdan yüzümden insanlar silmiyordum tatlım ve istersen seni çok daha güzel hatırlarım, kurşun geçirmez bütün yeleklerin canı cehenneme, sen beni uyuyamıyorum diye hiç rüya görmüyorum mu sandın
aykut akgül