siyah nilüferler

ertelenmiş bir ders veriyorum kendime, sabahın alnına bakıyorum, kornişler ve bütün satranç tahtaları aynıdır, sırtımda kısa özentileriyle merdiven yorgunlukları, çok güzel şarkılar eşliğinde yüzüne tükürdüğüm film afişleri, elbette bir gün yok olup gideceğimden çaldığım bir işarettir bu dürüstlük, düşen yapraklarla değil, rüzgarla bitti benim kavgam, timsahlar ve piyango biletleri aynıdır, bütün pastanelerden nefret ettiğimi hiç gizlemedim, siyah nilüferler, kötü kokan yalnızlıklar, her şey bir karış penis için olamaz, mesela üzerimdeki deri bir ceketle gülmüşüm bu fotoğrafta, çarşaflar ve boş kovanlar aynıdır, ne dövüşgen böcekler çiğnedim ben bu dişlerimle, kudretinden nereye saklanacağımı bilemediğim mezarlık ziyaretlerim var hala, kırılmaz ve korunacak hali kalmamış yerlerim var, toprağa gömdüğüm eşyalar, suya yazdığım mektuplar ve üflediğim zaman gidecek yeri olmayan toz taneleri, esaslı manalardan geldim ben, çakı gibi çektim sabaha karşı uykusuzlarımı gözlerimden ve gülümsedim şafağa, nikah memurları ve rezervasyonlu bütün masalar aynıdır, saç tellerinle bağladığım tül perdeler, hızla giden kaç trenden sana sarılmak için atladığımı sayamıyorum rüyalarımda, bir deliyim, bir delilin olarak, cesetlere birer yol soran dikenli telleriz yaşamaya çekildikçe, günden güne artıyor hiçbir yerden tanımıyorum dediğimiz tanıdıkların sayısı, enjektörler ve telefon numaraları aynıdır, kimseyi savaştan kurtarmaya gerek yok, çünkü herkes silahıyla mutlu, kurşun geçirmez olacak kadar kötü olmak yeter bize, zaten kokladığımız bütün çiçekleri nasıl sevdiğimizi yalnızca kalbimiz bilsin yeter

illa bir uçurumdan atlamana gerek yok, düştüğünde geberip gebermediğin artık senin bile umurunda değilse

aykut akgül

 Ve eğer düşersek bu yolda söyleyecek sözümüz olsun ve eğer kalkarsak ayağa tekrar, bunu senin sayende yaptığımı bileyim!

Copyright © 2025 – Academic’N Roll Cyber Project –  2013 –

yoldaprojesi@proton.me