
temsili bir muamma
Belirsiz takvimlerden ve öğle saatleri orgazmlarından dert yandık, gürültülü şeyleri ve içinde piyano geçen bütün şarkıları susturduk, az önce bir şehirden bıktık, şimdi ise adını

Belirsiz takvimlerden ve öğle saatleri orgazmlarından dert yandık, gürültülü şeyleri ve içinde piyano geçen bütün şarkıları susturduk, az önce bir şehirden bıktık, şimdi ise adını

Gabriel Garcia Marquez’in Başkan Babamızın Sonbaharı, otoriterizmin paslı özüne yapılan sarsıcı bir yolculuk. Bir romanın ötesinde, bir diktatörün soluk alıp veren yalnızlığının, çürüyen ve çürüten

İşte Yolda’dan Akıllara Kazınan O Cümleler: Dean Moriarty’nin gelişiyle hayatımın “yolda” diyebileceğimiz bölümü başladı. Çünkü benim ilgimi çeken insanlar deli olanlardır, yaşamak için deli olan,

Aynı köşeye yaslandım. Kolumun dirsekle bilek arası, duvarın soğuk yüzeyine gömüldü. Tuğlalar oradaydı. Onlar hep oradaydı. Ne zamandır konuşmuyorduk bilmiyorum ama bir süre sonra taşlarla

Nevada X sınırına ulaştığımda bir asırdan fazla, bir dakikadan az zaman geçmişti sanki. Aklımda hayatım boyunca gördüğüm tabelalar vardı. Bir de onu anımsıyordum. Adını bir

Konum: Dünya. Sagan’ın eşsiz tanımlaması ile: ‘’Küçük soluk mavi nokta’’. İnsanoğlu tarihi misyonunu tamamlamak üzereydi. 2050’li yılların sonuna doğru, karbon bazlı davranışlar sergilemekten hiç çekinmeyen

Hayatın ne anlama geldiğini ya da bir anlamı olup olmadığını uzun zaman önce sorgulamayı bırakmıştım. Bunu yapmak yerine, şehirde kaybolmayı seçtim. Her gün, aynı rutini

visited my dream,as if you were a miragein the heart of the desert.waded into the waterfully clothed at sunrisestripped down as we leftas if all

Yolda Projesi’nin hikayesi burada başlar, Academic’N Roll’un sesiyle yankılanır, Bilgi ve özgürlük mücadelesi adına, Entelektüel serserilik bir manifestoyla taçlanır. Komünlerin toprağında filizlenen umutlar, Şehirlerin sokaklarında

Kumlar, konuşan ayak izleri ile kaplıyken Suyun çeperi zımpara taşı, ruhsuz dalgaların törpülendiği. Değdi parmaklarım önce kızıl burnuna, oradan hurmalığa. Yüzer miydiniz ey mahlukat? Koşar

Yolda, bir rüya gördüm geçen gece,Roket gibi süzülüp gittim ışık hızıyla.Rüyamda, kayan yıldızlarla dans ettim,Ve ruhumun derinliklerindeki sırlara büründüm. Yıldızlar çılgınca fısıldadı bana,Evrenin kuytu köşelerinden

Zihnimi tanıdım tanıyalı sürekli olarak yolculuk yaparken buldum kendimi. Öyle ki ortalama bir ömür sürmüş ve yaşadığı coğrafyanın kaderini üzerinde bir keder gibi yaşayan insana