
A Triplet
Parasomnia the world crashes in you hang on by your fingertips a sheer wall of terror beneath you you crawl back up shaken on the

Parasomnia the world crashes in you hang on by your fingertips a sheer wall of terror beneath you you crawl back up shaken on the

“Yazmalıyım.” diyordum kendi kendime. “Ne olursa olsun, yazmalıyım. Yazmazsam eğer; dilimin ucuna dahi getiremediğim bu düşünce ordusu, uzun süreli uykusundan uyanmış, kızgın ve aç bir

Bugünden başlamak gibi bir huyum var. Olağan şeylerin temsilini sahnelemekten öteye gitmedim hiç. Varsın hiddetle, tiksintiyle ve küçümsemeyle karşılanayım. Olmayan tahakkümleriniz bir kapitalist balondan ibarettir.

Yol tek kaynağımdı, devam etmek için bir sebebimin olduğu. Hayat acı bir duvar resmiydi, zamanla soyulan. Tam şimdi soyguna uğratacaktım hayatı, hep cesur olan olacaktım.

Ekim 1955, San Francisco. Daha tanınmayan bir şair olan Allen Ginsberg, Six Gallery’deki kürsüye çıkıp henüz tamamlanmamış yeni çalışması Howl‘dan satırlar okuyor. Neticede tüm edebiyat

“Budist dinginliğiyle şekillenen yazıları hayalci, politik ve mistik tarzların bir araya getirildiği yazıma örnek teşkil ediyor. Yüzyılın ikinci yarısında büyük bir kadın şair olarak di

Adı Tuna. Şu an yirmili yaşlarının sonuna doğru emin olmayan adımlarla ilerleyen işsiz, güçsüz, serseri ve bir o kadar da iyi yürekli bir insan. Uzun

Bu bir sokak ağzı, bu bir portakal suyu, bu bir kaktüs, bu bir her şey olabilen. Jung’un etkisini hissettiğim şu dönemlerde kendiliğinden yazım tekniğini uygulamaya

“İki kadeh şarap biraz rahatlatabilir” ile başlayan her cümlenin sonunda şişenin dibini görmeye çoktan alışmıştım. Sarhoş olarak bastırmaya çalıştığım bu mide bulantısı gitgide artıyordu. Ama

“Ne yapacaksın?” dedi usulca. Gözlerindeki endişe ve merak anlaşılır cinstendi. Ağzımdan çıkacak olan cevap onu şaşırtmayacaktı, bunu o da biliyordu. Ancak bu zeytin ağacı için

dişlerimi sıkıyorum yürüyorum karmakarışığım, rüzgar ensemde deniyorum -işte tüm varlığım soyut şimdi durdum, rüzgar da dur(ur)du en sıkıcı şiiri yazıyordum deniyordum -çünkü sürekliliği olan bir

Gerçek şu ki; gece olduğunda dünyada herkesin rüyalarla buluşması, tüm insanlığın birbirine bağlanması demektir, der Jack Kerouac. Kelebeğin çığlığını duyurun bana, der Jim Morrison. Bilirsin