
Sağanak Günlükleri – Vol.5
saat.07:13 dün geceyi bach’la geçirdim demek ki, hala kafamda piyano resitallerinden bir dubstep çalıyor, hazır lafı açılmışken, neden artık çok sarhoş yattığım gecelerin sabahında erkenden uyanıyorum, çok haklı


saat.07:13 dün geceyi bach’la geçirdim demek ki, hala kafamda piyano resitallerinden bir dubstep çalıyor, hazır lafı açılmışken, neden artık çok sarhoş yattığım gecelerin sabahında erkenden uyanıyorum, çok haklı

Bir at diz çöküyor önümde, kan akıyor oyuncak bebekten, dolunayı kuşatıyor yabani arılar ve binlerce yılanı kundaklıyorum gözlerimin içinde, çekingen bir zehirdir yağmur, ruhunu kaldırıp kitaplığın en üst

Onu ilk otobüsün tekinde muavinlik yapıyorken ve yolcunun birine vereceğim bavulunun kenarından düşerken gördüm, onun bagajın gölge vuran tarafındaki süzülüşüne öyle ince bakmıştım ki, tüy kadar hafif, ama

Belirsiz takvimlerden ve öğle saatleri orgazmlarından dert yandık, gürültülü şeyleri ve içinde piyano geçen bütün şarkıları susturduk, az önce bir şehirden bıktık, şimdi ise adını bir kez daha

Manevra alanları ve oryantal mermiler aşkına saldır, seni saklayacak ritimler bu eflatun sessizliğe eklendi, eflatun ve anlatılmaz tuhaflaşmalar, aynadaki donukluğun içindeki biriken hayvanların işareti, diş kırılması şahsi bir

Meşhur yollar akıyor ahkâmlı arazilerimden süslü bir repertuarla karşılıyorum kelebeklerin hepsini ve beni gaddar yapan adınla sanıyorum gölgemi iç organ, dar zamanlara çok cesetler sığdırılan bagajlar savruluyor mektuplarda,

gövdemin ayakkabılarıyla daldığı yanardağartık görmeden inanmak değildokundukça kaybetmek modaomzumda dün geceden kalma bir caz ağrısısakladığım benlik kimdi ve kiminçünkü aynalar bırakmak ardımdakime benzemenin aklanmış hali zaman en çok

biz seninle bir savaştan bahsediyoruz dünyaya birbirimize aşık olarakaklımızın almadığı silahlar parlıyor göğsümüzeruhumuz ha patladı ha patlayacak bir kompartımanistasyonlar yağmalıyoruz biz seninle korkumuzdanama korkusuzcaağzımdaki kanı yakamı yukarı çekiştirip

Endişeli ve geometrik avuçların galası var morgda aydınlatmayan ışık korkunun soyağacıdır ve krizleri palavra duaların menfaati şu ham kımıltılarla sızlanmanın müzikal trajedisi sayılan ve yaşamak denen iltihaba seyirci

yine gözlerim dönüyor kendi halinde yahut sökülüyor aklımdaki firavun musasız sloganlar ve marşlar dikiyorum evimin bahçesine kimseye karışmayacağız biz kimsenin olacak kadar aç kalmayacağız mesela taş devrine döneceğim

Şeytanın entrikasıdır kıvılcım tanrı bütün dualardan eskidir ve bir zincir ne kadar masum olursa olsun hala bir zincirdir. Unutma, nefret hayal kırıklığının yere sağlam basan halidir perişan olmak

yankılı uykular ve solgun adamlar senfonisibütün kusuru saydamlığından şarkılarıniyi huylu kokan bir fesleğen saksısına methiyeler düzüyorumzaman, toprağın bol olsun . alkole bandırılmış ve bastırılmış manzalararşimdi bana çocuk kalbi